Tam Yargı Davası: İdarenin Sorumluluğu ve Ön Başvuru
Tam yargı davası, idarenin işlem veya eyleminden dolayı kişisel hakkı doğrudan etkilenen kişinin zararının giderilmesini istemesine ilişkin idari dava türüdür (2577 sayılı Kanun m. 2). İptal davasının konusu işlemin hukuka uygunluğu iken tam yargı davasında zarar ve tazmin talebi öne çıkar.
İdari işlemden doğan zarar
İdari işlemin uygulanması zarara neden olmuşsa iptal ve tazmin taleplerinin hangi sırayla veya birlikte ileri sürülebileceği 2577 sayılı Kanun m. 12 çerçevesinde değerlendirilir. Dava açma süresi ve önceki dava kararının tebliği önem taşır.
İdari eylemden doğan zarar
İdari eylem nedeniyle hak ihlali iddiasında, 2577 sayılı Kanun m. 13 uyarınca ilgili idareye ön başvuru kuralı incelenir. Zararın öğrenildiği ve eylemin gerçekleştiği tarihler, başvuru ve dava süresi açısından belirleyici olabilir. Özel düzenlemeler ayrıca kontrol edilmelidir.
Hangi zararlar ileri sürülebilir?
Maddi zarar
Gerçekleşmiş zarar, gelir kaybı veya malvarlığındaki eksilme gibi kalemler, dayanak belgeleriyle açıklanır.
Manevi zarar
Kişilik değerlerinde veya yaşam koşullarında ortaya çıkan etkiler, olayın ağırlığı ve içtihat çerçevesinde değerlendirilir. Her idari hukuka aykırılık kendiliğinden manevi tazminat doğurmaz.
İspat ve sorumluluk
Zarar, idari faaliyet ile zarar arasındaki bağlantı ve hizmet kusuru ya da somut olayda uygulanabilecek diğer sorumluluk esasları değerlendirilir. Sağlık, güvenlik, altyapı ve kamu hizmeti uyuşmazlıklarında olay kayıtları, tutanaklar, bilirkişi incelemesi ve idarenin belgeleri önemlidir.
Başvuru ve dava süreci · İdare hukuku rehberi
Hukuki dayanak: 2577 sayılı Kanun m. 2, 7, 12 ve 13. Genel bilgilendirmedir; hak düşürücü süreler ve yargı yolu somut olayda belirlenmelidir. 25.09.2026.
